Rss Feed
Tweeter button
Facebook button
Myspace button
Her Müjde Aynı Zamanda Bir Hedeftir

Her Müjde Aynı Zamanda Bir Hedeftir

Binder, el-Emîn (sav) ve el-Muallim (sav) kandil özel programlarından sonra bu yıl da Peygamber Efendimiz’in “el-Beşîr” (sav) vasfını anlatan bir program düzenledi.

Binder bu çalışmasıyla, Türkiye’ de bir ilk olarak, Hz. Peygamber (sav)’ in sıfatların gündeme getirerek, Esma-ül Hüsna ( Cenab-ı Hakk’ ın en güzel isimleri ) yanında, alemlere rahmet olarak gönderilen Resul-i Ekrem’ in de Esma- ün Nebi olarak isimleri bulunduğunu toplumumuza hatırlatmış oldu.

Resul-ü Ekrem(sav) ‘in isimleri, Üsve-i Hasene ( en güzel örnek ) olan, Rol modelimiz olan Peygamber aleyhisselam’ ı yeniden gündemimize oturtu.

Peygamberimiz ile ilgili olarak genel tanımlar yerine, O’ nun güzel hasletlerine vurgu yapan, Emin, Muallim ve Beşir gibi sıfatları ile yeniden tanışmamızı sağladı.

Her birimizin adeta Mehmetçik ( Küçük Muhammed) olmamızın ancak O’nun sıfatları ile sıfatlanarak mümkün olduğunu, dünyamızda ve ukbamızda başka bir kurtuluş yolunun olmadığını ve olamayacağını bize yeniden hatırlattı.

Bu senemiz; O kutlu insanın, “Beşir” sıfatını konsept olarak alınması dolayısıyla, bu sıfatıyla ilgili ve bu sıfatı üzerinden O’ nunla bezenmenin bir adımı olarak, bu mübarek kelimenin ne anlama geldiği üzerinde durmamız gerekiyor.

Beşir, müjdeci ve müjde getiren anlamına geliyor. Sözlüklere bakıldığında.

Saff Suresi 6. Ayette,
Hani Meryemoğlu İsa da: “Ey İsrâiloğulları! Şüphesiz ben, Allah’ın size gönderdiği peygamberiyim. Benden önce gelen Tevrat’ı tasdik edici ve benden sonra gelecek, adı Ahmed olan bir peygamberi de müjdeleyici olarak geldim” demişti. Fakat o (müjdelenen peygamber) apaçık delillerle kendilerine gelince: “Bu açık bir sihirdir.” dediler.

Peygamber (sav) efendimiz, yukarıdaki ayetlerde zikredildiği gibi, aynı zamanda müjdelenen bir Peygamber olma özelliğini taşıdığını görüyoruz.

Adem (as) bu güne kadar gelen bütün peygamberler kendisinin geleceğini müjdelediğini, ve Onun ümmeti olmaklığını dilediklerini biliyoruz.

 

Evet biz O’nun, layık olmasak ta Ümmeti olmakla şereflenmiş bir topluluğuz. Bunun kadrini ifade edebilecek bir kelime var mı bilemiyorum.

O’nun ümmeti olmak şerefinin tarifini nasıl ve de hangi ölçülere uygun olarak yapabileceğiz. Buna imkanımızın yetmediği açık.

Büyük peygamberlerden olan Hz İsa (as)’ ın kıyamete yakın bir zamanda geleceğini, Onun şeriatına tabi olacağını ve Onun ümmeti olmakla şereflendikten sonra vefat edeceğini dikkate alırsak, içinde bulunduğumuz durumun önemini kavramakta zorlanmayız sanırım.

Şüphesiz bu durum büyük bir nimet olmakla birlikte, büyük bir imtihan olduğunu göz ardı etmemek lazım. Büyük nimetler, büyük bedeller isteyebilir. Her türlü bedele hazırlanmış çelik yüreklere ihtiyacımız olan dönemlere yakın olduğumuza dair işaretler çok ve hatta sanki çok yakınımızda.

Müjdelenen peygamberin müjdeleri, ruh ve beden dünyamızda nasıl karşılık buluyor acaba?

Müjdelenen peygamberin müjdelerinin bizi sarsması gerekirken, uykularımızı bölmesi gerekirken, heyecandan kalplerimizin atışını kontrol edebilmemiz için, elimizi kalbimizin üzerine bastırmamız gerekirken, neden üzerimize sanki bir ölü toprağı serpilmiş gibi hareket ediyoruz.

Neden bizi başka şeyler daha çok heyecanlandırıyor?

Maaşımızdaki hafif bir artış, beklemediğimiz bir ekonomik girdinin gerçekleşmesi evimizde mutluluklar estirirken, O nun müjdelerini merak dahi edemez hale geldik? Sahi O neleri müjdelemişti bilenimiz var mı?

O kutlu insanın müjdeleri anlam dünyamızda neden karşılık bulmaz oldu? Anlam dünyamızdaki sapmalar ne zaman başladı?

Evet; maalesef dünyevileşince, heyecanlarımız daha dünyevi olma yolunda nice kademeler aştı. Dünyevi hedeflerimize yaklaştıkça heyecanlarımız arttı. Bizim anlam dünyamızda sadece maddi müjdeler karşılık bulmaya başladı. Kulaklarımızı, gönlümüzü, aklımızı, kalbimizi, heyecanlarımızı bu müjdeler esir aldı.

Evet; belki yeniden kendimizi rektefeden geçirmek lazım. Kulaklarımızı, gönlümüzü, en sevgiliden gelene ayarlamak lazım. O ne söyledi? Hangi müjdeleri verdi ? Umut dünyamızı hangi diriltici nefesiyle, hangi güzel sözüyle anlamlandırdı? O nasıl uyudu ? Nasıl yaşadı? Nasıl yedi? Nasıl savaştı? Neler öğütledi? Nelerden sakındırdı? Ve neler müjdeledi? Biz garip ümmetine.

Evet kendilerine gönderilmiş olan kitabı bile maalesef terk etmişken, O kutlu insana yakın olabilirmiydik? Tabi ki olamazdık…

Çünkü O yürüyen Kur’andı.
O na yakın olmak, Kur’ ana yakın olmak demekti.
Kur’an Anlam dünyamıza yeniden sure sure ayet ayet inmeliydi.

Aksi takdirde biz sadece konuşur olarak kalacak ve fakat yaşamaya imkan ve zaman bulamayacaktık. Peki Ahir zaman fitnelerinden nasıl korunacağız ? Hem dünyamızı hem de ahiretimizi kaybetme riskine katlanabilirmiyiz? O güzeller güzeli ümmetim diyemedikten sonra yaşamanın anlamı olabilir mi ? Yüzümüze bakılacak gibi mi duruyoruz.?

Her müjde aynı zamanda “bir hedeftir.”

Gerçekleştirilmesi gereken bir hedef.

Müjdelenen müjdecinin müjdeleri ise insanlık aleminin aynı zamanda kurtuluş reçetesidir. İnsanlık aleminin olmazsa olmaz hedefleridir. Bu hedefler gerçekleşmedikten sonra ne dünya huzuru temin edilebilir, ne de ahiret saadeti.

Dareyn saadetine ulaşmak isteyen her insan için bir hedef.

Vazgeçilemez bir hedef.

Daha güzeli olamayan, olamayacak olan gerçek, gerçekten daha gerçek ve aslında tek gerçek olan hedef.

Varlık skalasının en güzide varlığı olan Allah’ ın Resulü (sav) nün gösterdiği hedeflerden ve müjdelerden daha anlamlısı olabilir mi ?

O’ nun müjdelerini, getirdiği kutlu kitapta ve O nun kutlu sözlerinde bulabiliyoruz.

Tevbe Suresi 112. Ayet:
(O mü’minler;) tevbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, oruç tutanlar, rükû edenler, secde edenler, iyiliği emredip kötülükten vazgeçirmeye çalışanlar ve Allah’ın sınırlarını (koyduğu hükümleri) koruyanlardır. (İşte, böyle) mü’minlere (cenneti) müjdele!

Demek ki, ebedi saadeti elde edebilmek için, tevbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, oruç tutanlar, rükû edenler, secde edenler, iyiliği emredip kötülükten vazgeçirmeye çalışanlar ve Allah’ın sınırlarını (koyduğu hükümleri) koruyanlar olmamız lazım ki, bu şekilde güzel amellere sarılanlar için hazırlanan cennetlere layık olabilelim ve namzet olabilelim.

Yoksa boş kuruntular ile meşgul olanların ve sonunda bu kuruntuların helak ettiklerinden olmak kaçınılmaz bir son olmasın.

Riyazussalihiyn’ de zikredilen bir hadisi şerifte:

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“(İşlerinizde) orta yolu tutunuz, dosdoğru olunuz.
Biliniz ki, hiç biriniz ameli sâyesinde kurtuluşa eremez.” Dediler ki:
– Sen de mi kurtulamazsın, ey Allah’ın elçisi?
– “(Evet) ben de kurtulamam. Şu kadar var ki Allah rahmet ve keremi ile beni bağışlamış olursa, o başka!” buyurmuş. O en güzel beşer.

O halde Cenab-ı Hakk’ ın rahmet ve keremini celbedecek küçük büyük demeden, güzel ameller işleyebilmek için adımlar atmamızın zamanı. Ve hatta her an geçmekte olan ve belki de geri gelmeyecek olan.

El-Beşir (sav) ‘ in müjdelerini “tek gerçek” olarak alabilen,
başka hiçbir değer skalası tanımayan,
O nun hedeflerini/müjdelerini benimsemiş,
hayatını ona göre tanzim eden,
gayretini,
hamiyetini buna göre belirleyen,
O nun ümmeti olmayı en büyük şeref bilen kutlu insanlara…
Resulü Ekrem(sav) ‘ in bütün müjdeleri mübarek olsun. Amin…

————————-
Av.İsmet BAHADIR
Araştırmacı-Yazar

7 Yorum »

  1. Kayhan Bağ Demiş ki:

    İsmet Bey’in değerli yazısı için teşekkür ederiz.
    El emin ve el muallim’le ilgili yazılarını da bekliyoruz.Zira,yaşayan Kur’an olan Efendimiz(a.s)’in özellikleri ve vasıfları her zaman güncel.Ve bizim her zaman gündemimizde olmalı..
    Ellerinize sağlık.

    comment-bottom
  2. Muhammed Mücahid Menekşe Demiş ki:

    Gönülden gelen ve gönüllere hitap eden yazınız çok değerli ifadeler içeriyor.Dua ve temennilerinize katılıyor,idrak ufkumuzun açılmasına vesile olmasını diliyorum.
    Allah(C.C) razı olsun.

    comment-bottom
  3. zafer köksal Demiş ki:

    Başlık kendi başına herşeyi anlatıyor.
    Böylesi netliklere çok ihtiyacımız var.
    Bu başlıkla bile el beşir için yılboyu
    hatta yıllarca sempozyum ve birçok proğram
    icra edilebilir.
    Teşekkürlerimizi sunuyoruz.

    comment-bottom
  4. orhan afacan Demiş ki:

    Kutlu Doğum-1

    Salavat getirir ismini anan
    Salavat getirir ismini duyan.
    Muhammed,Mustafa,Ahmet ve Ekrem
    Sallallahu aleyhi ve sellem.

    Değişmez, gizlenmez hiç bu hakıkat
    Muhammed aşkıyla hayattır hayat.
    Bu gece kutlanan kutlu doğumu,
    Amine’nin ilk ve tek mutlu doğumu.

    İlkten son nefese kadar hep emin
    İnsan amma, rahmetellil alemin.
    Kırılsa da kıranı o incitmedi
    Bir kere olsun beddua etmedi.

    Kırmadı kalbini asla kimsenin
    Vurmadı yüzüne hata edenin.
    Nurdu, gölgesi yere hiç düşmedi
    İki alemde ümmetini diledi.

    Ahlakı Kur’an’dır, hayatı hadis
    Veremezdi zarar şeytanla, nefis.
    Her hali, her şeyi övgüye layık
    Her zaman en üstün sevgiye layık.

    Muhammed-Kainatın Efendisi
    Sevgisi, kurtuluşun garantisi..
    Muhammed insanlığın tek rehberi
    Muhammed ahir zaman peygamberi.

    Muhammed gönüllerin sultanı
    Kabul et kulluğuna aciz Orhan’ı.
    Muhammed ilk yaratılan son sultan
    İki yol bıraktı Hadis ve Kur’an.

    Hep bu nedenledir KUTLU DOĞUMU
    Farklı mücizedir KUTLU DOĞUMU

    Orhan Afacan

    comment-bottom
  5. Bayram Koyuncu Demiş ki:

    Allah cümlenizden razı olsun, ben her yıl bu programın gelmesini iple çekenlerdenim. Rabbim bu program en kısa zamanda yerinde izlemeyi nasip etsin.

    comment-bottom
  6. TAYYAR ÖZER Demiş ki:

    O’NA (ASM) GETİRİLEN 1 SALEVATTAN ANINDA HABERDAR OLACAĞINA VE BİZ GÜNAHKARLARIN SALEVAT GETİRMEYE ÇOOOOK İHTİYACIMIZIN OLDUĞU İDRAKİYLE İNŞAALLAH GETİERLİM.
    HELE BİR DE RAVZADA SALEVAT; “ALLAHÜMME SALLİ ALA SEYYİDİNA MUHAMMEDİN VE ALA ALİ SEYYİDİNA MUHAMMED” DEYİVERMEYİ MEVLAM NASİBEDERSE; AZİZ PEYGAMBERİMİZ CANLI CANLI BİZİ KARŞILIYOR…

    comment-bottom
  7. ilhan Demiş ki:

    bu mübarek okyanusta bir damla olabilme arzusuyla efendimize(S.A.V) selam olsun.

    comment-bottom

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. TrackBack URL

Yorum yaz